Çarşamba, Aralık 31, 2008

Hepi Niv Yiırrr

Hiç bu kadar inanmak istediğimi hatırlamıyorum, muhtemelen istedim ama hatırlamıyorum işte.
Kafam iyi rezil bir yılbaşı geçirdim, çokta rezil denemez, beklentimin çok altındaydı sadece o kadar...
Ama bu kadar rezil olmasının sebebi ona inanma isteğimdi, sanırım aynı dürüstlüğü başkalarında bulamıyacağım; Sence?
Hala senden bahsederken ikinci tekili kullanmam pek hayırlı olmasa gerek, hala birinci çoğula geçemememişken...
Hatta bunu aklımda sen değil o varken yazmam ve sana 'SEN' demem çelişkili değil mi?
MUTLU SENELER NE DİİM BE UFF...

Salı, Kasım 18, 2008

Kaybedişler

Birini ağlayabilecek kadar çok sevmek, düşüncelerini ona teslim etmek,
İçindeki ürperti de onu hissedebilmek, ürkerek ama kararlıca dokunmak,
Kokusunu kendi nefesine katabilmek,
Uyurken bile onu sevmek,
Kendini kayberdecesine özlemek.
Onu yaşamaktan korkacak kadar, Ona aşık olmak,
Kızamamak, konuşamamak,
Bunların tadını almışken, kaybettiklerini bulamamak...
Surlarım var, yaşanmışlıklarla örülen,
Duygularım vardı, ihtilallerle ölen.

Issız Adam

Türk filmlerini sinema da izlemeyi sevmem, yani ne gerek var ki, nasıl olsa iki ay sonra televizyonlarda yayınlanacaktır, bunun yanı sıra televizyonda da aynı zevki alarak izlenebilir niteliktedir...
Bugün Çağan Irmak'ın "Issız Adam" filmine gittim, bayılmadım, öldüm filme...
Neden bu kadar etkilendiğimi anlamadım, kendimle çok mu özdeştirdim yoksa gerçekten çok başarılı oyunculuk mu izledim bilmiyorum...

Sen dizime yattın, ben bir hikaye anlattım ve sen büyüdün...
Karda üşüyorsun, uyku güzel geliyor ama öldüğünün farkında değilsin...

Cuma, Ekim 03, 2008

Küçük Bir Aşk Doğdu



Doğum günün kutlu olsun aşk!
Eski sen değilsin artık, büyüdün...
Eski ben değilim artık, ufal(an)dım...
Eski biz değiliz artık, biz değiliz!
İki iyi arkadaşız sadece,
Ne bende harcanacak gurur,
Ne de sende yetecek cesaret var.
Tükendik...
Sözler yetmedi, yetemedik birbirimize.
Yeni yaşın mutlu olsun bitanem, benden uzak olsun...
Bırak beni...
Aylarca sensiz nefes almaya çabaladım ve başardım da,
İzin ver böyle devam etsin...
Dedim ya eskisi gibi değiliz, olamayız...

Cuma, Eylül 12, 2008

G.F.Y.

Kendi kendini tatmin ediyosun dimi böyle yaparak...
Bok vardı geldin bugün yanıma,
Bok vardı selam verdin bana...
Gördün mü bende ki izlerini?
Sertleşti mi erkekliğin?
Ne diye cevap verdim sana...
İstemiyorum seni, bu kadar basit is-te-mi-yor-um...
Benimse iyice...
Dönmemecesine demiştik,
Ama o yol kısaydı,
Ama durdu duracak gitmiştik,
Aksi gibi bizim sokakta ki trafik hiç bitmemişti,
Neden öpmüştün ki ellerimi...

Gidişimize değil,
Bitişimize değil,
Geri dönüşlerimize bu...

Çarşamba, Eylül 10, 2008

En Değerlim

Ondan bundan geçtim sana kıyamıyorum...
Hayatımda en önemli kişilerden biri değilsin o kişi sensin,
Üzülmeni görmeye dayanamıyorum, dün sabah ağladığını duyduğumda
yanına gelmeyişimin tek nedeni bu...
Bugün iyi ki kalmışım yanında bırakmamışım seni, ben olmadan yaşasaydın olanları kendimi affetmezdim,
Sen herşeysin, hatırlarmısın bilmiyorum birgün bana dönüp "Sen benim hayat arkadaşımsın." dediğin zamanı, benim gözlerimin dolduğunu, o sözün benim için herşeyden değerliydi...
Ben senin hep küçük sarı saçlı bebeğin olacağım, Annem seni çok seviyorum...

Hani eski zaman masalları anlatır
Hüznümü huzura dolarsın
Kaşım gözümden çok içim bir parçan
Annem sen benim yanıma kalansın

Hani bir biblon vardı kırdığım
Üstüne ne kırgınlıklar yaşadın
Ama bil ki ben de parçalandım
Annem ben senin yanına kalanım

Annem annem
Sen üzülme
Sözlerin hep yüreğimde

Uzayan sohbet gecelerinde
Rolleri unutup dost oluuruz
Bizi bağlayan bu kan değil yalnız
Annem biz birbirimize kalanız

Ben kararlı uçarken yolumda
Sen çatık kaşların altında
Katıksız sevgiyle bakarsın
Annem sen benim yanıma kalansın

Annem annem
Gel üzülme
Ben hala senin
Dizlerinde

Cuma, Eylül 05, 2008

Desperate Housewife

İşte yeni bir gün lay lay lom... Koşup koşup parandeler atalım boynumuzu kıralımm.

5 gün önce tatilden döndüm, dönmez olaydım inanılmaz depresif haller içerisindeyim, acayip hayvanalara benzirem. İki hafta boyunca sürekli sabah 5'lere kadar dışarıda olan ben, döndüğümden beri dışarı çıkmıyorum. Tek sorun o da değil, bildiğin üzre dedem hasta, inanılmaz kaprisli; hergüne ayrı yemek ister, kahvaltısı geciktiğinde söylenmeye başlar, çayın rengi azcık açık olduysa vay halime, uzar gider. Kendimi hasta bakıcı gürcü kadınlar gibi hissediyorum ya da 60 yaşında dul ev hanımları gibi, içim çürüdü be... Birde yanında bonus olarak kardeşim var ama hakkını yememek lazım; bütün gün bilgisayar karşısın da, Warrock diye bir oyun bulmuş onu oynar durur. Yemek verirsen yer vermezsen aklına bile gelmez.

Televizyonda Selena var, kucağımda bilgisayar, masada bana bakıp duran 2 haftadır başlamayı düşündüğüm kitap... Dün çok gari birşey oldu msn'den ya evlenme teklifi aldım ya da çıkma teklifi, anlamadım ama her zaman ki gibi üstün körü şaklanbanlık özelliğimle bu teklifi bertaraf etmeyi başardığımı düşünüyorum en azından şimdilik...

Hadi neyse sıkıldım yazmaktan, daha gidip mutfak toplayacağım ama önce sigara içmem lazım...
Dipnot: Çok yakışıklıydı aq...

Pazartesi, Eylül 01, 2008


Bir işi de yüzüme gözüme bulaştırmamanın zevkini yaşamak istiyorum... Ne gerek vardı ki bağlanmaya, özlem düşmeyecekti aklıma, sen dokunamayacaktın kalbime...
Alıştım sana, hiç huyum değildir halbuki...
Yok olana kadar sen, doyasıya yokluğunu yaşamak niyetindeyim.

Salı, Ağustos 12, 2008




Senin ömrünün
Tertemiz beyazı üzerine
Güzel bir şiir yazılabilir
Kanım, kanına esir

Yeşil bir yaprak gibi parlayan
Güçlüyüz biz, babayız aslında
Aşkını parmaklarımızla koruyan
Gülümsemelerimizle aşağılayanız biz

Yine de gülümsemene aşığız
Kıpkırmızı dudaklarından
Sessizce dökülünce adımız
Biz o gece paramparçayız

Gözlerin bana kapandığında
Çırpınan bir kelebek sanki
Ölüme, demir bir perde çekmek isteyerek
Bu dersten yırtık kanatlarımızla kaçacağız

Zorla yazdırdığım ilk şiir herhalde =p, Teşkürler Ediyorum =)

Ona Değil Sana Hiç Değil




Her zaman bu kadar aptalmıydın acaba? Sana her yakın davranana Seni Seviyorum demek hep bu kadar kolaymıydı senin için? Etrağfında ki herkesin sana senin zeki olduğunu söylerken içten içe gelmiş geçmiş en büyük aptal olduğunu bilmek koymaz mı insana...

Bana söylediğinde inanmamıştım, hayır sen kendinin aptal olduğunu bilecek kadar akıllıydın benim için, başkalarına muhtaçlığının sevgiye açlığının fakındalığında olandın bende.
Sana hiç inanmamıştım bana "Seni seviyorum" derken, hiç güvenmemiştim sadece oyunu işine geldiği gibi oynayan, mızıyan, güzel yalanlar söyleyen çocuğumdun çünkü... Oysa ben senin intikamındım, ondan aldığın...

Merak ediyorum onlarca yazının arasında bana dair tek kelime varmı acaba? Ne yaptın be adam... Tüm bunlar başlamadan önce; sen bana döktüğün gözyaşlarını, içinin ne denli acıdığını anlatırken, nedeni ben olmadığım zamanlarda, belki bunlardı nedeni sana olan güvensizliğimin, belki de sadece korkularımdı... Kendimi sana en hazır hissettiğim anda gitmendi en güçlü ihtimal. Milyon ihtimal vardı aklımda. Peki hangisi en makul gösterirdi gidişinin ardında ki sebebi?

Tekrar söylüyorum Seni Sevmiyorum, aşık falan da değilim ama kabullenemiyorum işte beni mutlu etmene göz yumdum, halbuki bunu isteyen ben bile değilken... Geceleri tek yanımda olan kargoda gelen hediyem, adı hala aynı... Kaçtım, ittim seni, uzaklaştırdım kendimden, çünkü dedim ya ben...

Off ne bileyim konuşturtma beni...

Adını Kahpe Koydum Bırak Öyle Kalsın {LoL XD}



Boktan bigün daha başladı, yaz okulunda aldığı dersten, dönem içinde geçtiği halde kopya çekerken yakalanan ve kalan bir insan söylüyorsa eğer; "Boktan" kelimesini ciddiye almalısınız... Yapılacak işler var, zaten hiç bitmez ki daha da beteri onbeş dakikada bir başınıza kakılması tekrar tekrar ve tekrar... TAMAM!!! Neden anlaşılması bu kadar zor bir kelime, en yalın haliyle bir "Tamam" dır o halbuki...

Yazılacak hiç birşeyim yokken bu kadar yazabilmek boş bir insan ollduğumu mu gösterir, yoksa kalemi güçlü(!) biri olduğumu mu? Haha kendi kendini kıçıyla güldürebilen tek insan varsa o da benimdir herhalde...